Dış ticaret girişimciliği literatürü küresel ölçekte henüz oluşum aşamasındadır ve bu alandaki öncü ampirik çalışmaların çok büyük bir kısmı bizzat proje ekibindeki akademisyenler tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalar iki temel eksende yoğunlaşmaktadır: Potansiyel dış ticaret girişimcileri (üniversite öğrencileri) ve piyasada aktif olarak faaliyet gösteren fiili dış ticaret girişimcileri.
Uluslararası ticaret eğitimi alan lisans öğrencileri (potansiyel girişimciler) üzerinde gerçekleştirilen öncül araştırmalarda çok boyutlu bulgular elde edilmiştir:
Ersoy ve Saygılı (2017a): Potansiyel girişimcilerin iş kurma yeteneğine ve özgüvenine sahip olduklarını, ancak akademik yönlendirmenin fiili girişim kurma niyetine dönüştürülmesinde kritik rol oynadığını ortaya koymuştur.
Ersoy ve Saygılı (2017b): Girişimci kişilik özelliklerinin dış ticaret girişim eğilimine etkisini incelemiş; risk alma, yenilikçilik, fırsatları görme ve duygusal zekânın niyet üzerinde doğrudan pozitif etkisi bulunurken, jenerik "kendine güven" algısının anlamlı bir etkisinin olmadığını saptamıştır.
Ersoy ve Saygılı (2018e): Planlı Davranış Teorisi perspektifinden öğrencilerin niyetlerini analiz etmiş; algılanan davranışsal kontrol ve tutumun dış ticaret girişimciliği niyetini şekillendiren en birincil yönetsel mekanizmalar olduğunu belirlemiştir.
Ersoy, Saygılı ve Ateş (2017/2022): Dış ticaret girişimcisinde bulunması gereken en temel nitelikleri; yüksek analiz yeteneği, akıcı yabancı dil bilgisi, küresel fırsatları görebilme ve coğrafi/lokasyon bilgisi olarak tanımlamıştır.
Diğer taraftan, piyasadaki fiili girişimciler üzerinde yapılan çalışmalar ise doğrudan saha gerçeklerini yansıtmaktadır. Ersoy ve Saygılı (2018a) fiili girişimcilerin motivasyonlarını incelediğinde; para akışı (nakit akış gücü), büyüme arzusu ve devlet teşviklerinin birincil derecede etkili olduğunu bulmuştur. Girişimcilerin karşılaştığı engelleri analiz eden Ersoy ve Saygılı (2018b) çalışması ise; gümrük tarifeleri, hedef pazara giriş engelleri, uluslararası ticari güvensizlik, sert küresel rekabet, karmaşık lojistik zorluklar ve kurumsal imaj sorunlarını en büyük barikatlar olarak listelemektedir